Konya Bilişim Derneği- Bilişimcilerin Buluşma Noktası
 
   
 
Duyurular/Etkinlikler
DUYARLI ÜYELERİMİZ
BTVizyon Konya Etkinliği- 8 Mart 2018
Derneğimizin Basın Açıklamaları
Kaydettiğiniz bilgilerin yok olmadığını unutmayın
Derneğimizin basın açıklamaları ulusal basında yankı buldu.
Derneğimizin sosyal ağlarla ilgili basın açıklaması.
BİLİŞİM KENTİ KONYA - Konya Bilişim Etkinlikleri Basın Açıklması
Makaleler
Sosyal Medya ve Güvenlik
İnternet ten Güvenli Alışveriş
Elektronik Postanıza Dikkat
Sanal Alemin Çakma Siteleri
Odamı olalım, dernek mi kalalım?
VİZYON, İNOVASYON VE NURİ DEMİRAĞ
Konya'da Hava Durumu
KONYA
Ziyaretçi Sayacı
Bugün 13
Dün 76
 Toplam
18/09/2012 den beri)
70080
KONYA'NIN EN SEÇKİN BİLİŞİM FİRMALARI BURADA
       
 
 
Bilişim Haftası Basın Toplantısı-2013
Bilişim Haftası nedeni ile düzenlediğimiz basın toplantısı basında geniş yer buldu.

Değerli Basın Mensuplarımız;

Bilişim Haftası: Mayıs ayının ilk haftasıdır.

Millî Eğitim Bakanlığı, Eylül 2005 Tarih ve 2569 Sayılı Tebliğler Dergisinde Yayınlanan, MEB. Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği Çerçevesinde, İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Kutlanacak Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesinde yer alan bir haftadır. Yaptığımız araştırmalarda, birkaç üniversite ve bazı okullarda yapılan etkinlikler dışında önemli bir etkinliğe rastlanmayan bir hafta olduğu dikkat çekmektedir. 

Ülkemizde Bilişim kültürünün gelişmesi, Ülkemizin bilişimi üreten doğru ve verimli kullanan bilgi toplumu olabilmesi açısından, bu haftanın ön plana çıkarılmasını, farkındalık oluşturulmasını, bir sivil toplum kuruluşu olarak önemli görüyoruz.

Bilişim teknolojilerinin, hayatımızın her alanını, kapsamı içine aldığı ve vazgeçilmez bir unsur haline geldiğini, sanırım kabul etmeyen kimse yoktur. Çok değil 10-15 yıl kadar öncesinde basit bir banka işlemi için, bankalara gidip uzun süre kuyruk bekleyerek yapabildiğimiz işlemleri bugün bilişim teknolojileri sayesinde kısa sürede bulunduğumuz yerden yapabilmekteyiz.  Sağlık hizmetlerinde, kamusal hizmetlerde, eğitimde bilişimin yeri artık olmazsa olmaz durumundadır.

Örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür, Çamaşırhttp://www.maxihayat.net/maxiforum/images/smilies/virgul.jpg bulaşık makinasından tutun da, cep telefonları, asansörler vb. aklınıza gelecek her türlü elektronik eşyanın Bilişim Sektörü ile bir akrabalığı bulunmaktadır. Okul öncesi çocuklardan tutun, yaşlılara kadar,  günlük hayatımızda vehttp://www.maxihayat.net/maxiforum/images/smilies/virgul.jpg çalışma hayatında herkesin her gün bir şekilde karşılaştığı bilişim ve internetin insan hayatını ne kadar kolaylaştırdığı tartışılmaz bir gerçektir. Ulaşım araçları bilişim sayesinde daha konforlu hale gelmektedir. Cep telefonları ise ajanda, not defteri, hesap çizelgeleri, saat, hesap makinası, el feneri, radyo, teyp, televizyon gibi birçok fonksiyonel özelliği bir arada bulundurarak hayatı kolaylaştırmadaki rolü önemli hale gelmiştir. Bilişim özellikle kâğıt kullanım ihtiyacını, azaltarak doğanın ve yeşilin korunması içinde, önemli bir faktördür. Önümüzdeki yıllarda da, bilişim ve teknoloji, insan hayatını kolaylaştırmaya devam edecektir.

Dünyadaki teknolojik gelişmelerin tarihine baktığımızda; 1850 li yıllarda sanayi devrimini yaşayan İngiltere yönetiminde ve halkında sanayileşmeye karşı çok büyük istek ve heves göze çarpmaktadır. Ardından Almanya’da görülen bu istek ve heves, ülkenin teknolojik gelişimine yansımıştır. 19 yy. başlarında ABD de başlayan sanayileşme ve teknolojik gelişimi bilinmektedir. 2. Dünya savaşı sonrasında Japonya nın, ithal ettikleri makinaları ve teknoloji ürünlerini, tersine mühendislik yoluyla kötü taklitlerini yaparak işe başladığını ve bugün ulaştığı noktayı görüyoruz. Aynı şekilde 1954 yılında iç savaş yaşayarak bölünen, Güney Kore de yaşanan teknolojik gelişmeleri ve bugün ulaştığı nokta ortadadır.

Sanayi devrimi öncesinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kişi başına milli gelir rakamlarının büyük ölçüde aynı olduğu görülmekte en zengin ülke ile en fakir ülke arasında kişi başı milli gelir farkı 1,5-2 kat arasında değişmektedir. Buna karşılık sanayi devriminin başlamasıyla birlikte her iki grup arasındaki gelir farkının ciddi anlamda açıldığını ve 'az gelişmiş ülkeler' ve 'çok gelişmiş ülkeler' diye tanımlanan iki grup arasındaki farkın birkaç yüz kata ulaştığını görmekteyiz.

İnsanlık tarihi esasen bilim, teknolojik yeniliklerin ve diğer bir deyişle inovasyonun bir tarihidir. Çağları açan da kapatan da, büyük medeniyetleri yükselten de, çöküşe sürükleyen de, hep teknolojik değişim ve yenilikler olmuştur. Yenilikler toplumların siyasi, askeri, iktisadi, beşeri ve hatta günlük hayatlarını radikal bir şekilde değiştiren en etkili ve mutlak bir dinamiktir. Sanayi toplumundan bilişim toplumuna dönüşmekte olan, gelişmiş ülkelerdeki eğilimler değerlendirildiğinde, çok yakın gelecekte tüm iş kollarında bilişim sektörü payının yüzde 65-75 oranında olacağı tahmin edilmektedir.

Dünyada bilişimde öne çıkan ülkelerde göz atarsak;  OECD raporuna göre 2023 te, bilişimle ilgili ülkelerin daha da öne çıkacağını görüyoruz. OECD raporuna göre 2023’te dünyada 1 numaralı ülke Çin olacak. Detayına indiğimizde, Çin’in Arge, inovasyon, bilişimle ilgili ileri teknoloji ürünü ihracatının çok ciddi ölçüde olduğunu görüyoruz. Bugün Çin’in ileri teknoloji ürünü ihracat gelirinin 460 milyar dolar olduğunu görüyoruz.

Bilgi Toplumu ödülü sahibi İsveç’te,  bilişim teknolojisi sektörü  en büyük dördüncü sektör ve yaklaşık olarak 34.000BT şirketi faaliyet göstermektedir. İsveç nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ı düzenli internet kullanması da, bilişimin İsveç’te ne denli geliştiğini göstermeye yetiyor. İsveç ekonomisinin gelişip büyümesinde rol oynayan sektörlerinde başında, bilişim ve telekomünikasyon sektörü geliyor. İsveçli girişimcilerde bilişim sektöründe ufak sermayelerle, dünyaca ünlü şirketler kurmuş ve bu şirketleri milyar dolarlık değer kazandırmışlardır.  Lisede bilişim teknolojisi okuyan gençler bile lise eğitimlerinden hemen sonra iş bulurken, işsizlik oranı hiç yok denilecek kadar azdır.

En iyi örneklerden bir diğeri İrlanda olup, Avrupa’da satılan bilişim ürünlerinin üçte birini üretmektedir. İhracatının üçte birini, bilişim teknolojileri oluşturmaktadır. Bunu başarabilmek için geçtiğimiz yıllarda İrlanda genç nüfusunu eğitip, telekomünikasyon alt yapısını geliştirmiş, yabancı yatırımı ülkeye getirebilmek için kolaylıklar sağlamıştır. En önemlisi bilişim sektörüne devlet olarak stratejik önem vermiştir. 

Teknoloji alanında en hızlı ilerlemeyi gösteren bir diğer ülke ise İsrail’dir. Bugün İsrail’de iki binden fazla yüksek teknoloji firması bulunmaktadır. Amerika ve Kanada şirketlerinden sonra dünya borsasında  en fazla işlem gören İsrail şirketleridir. Bu ülkenin geçmişte bu başarıyı yakalamak üzere neler yaptığına baktığımızda, teknolojiye odaklanılarak serbest piyasa ekonomisi ve özelleştirme ile ilgili düzenlemeleri hızla gerçekleştirmiş, öncelikle telekomünikasyon altyapısı iyileştirilmiş ve ARGE’nin desteklenmiş olduğunu görüyoruz. Ayrıca girişimci firmalara yüksek teknoloji ürün geliştirmeleri amacıyla, kuluçka krediler sağlanmıştır. 

Hindistan’ın bilişim sektörü son on yılda %50 büyüme göstererek yılda yaklaşık 30 milyar dolarlık bir ciroya sahip olmuştur. İhracata yönelik yapılanan sektörde %60’ı yerli olmak üzere toplam 5000 firmanın faaliyet gösterdiği bilinmektedir. Özellikle yazılım konusunda dünyanın önde gelen ülkesi konumundadır. Yazılım ürünlerinin %70’i ABD, %14’ü İngiltere ve geri kalanı Avrupa ülkeleri tarafından satın alınmaktadır. Hindistan’da 650.000 çalışanıyla ve GSYH’ye %2’lik katkısıyla yazılım sektörü en hızlı gelişen sektördür. Toplam 10 milyar dolara yakın gelir elde eden Hindistan yazılım firmalarının genel ihracatındaki yeri %20’ye yükselmiştir. Dünya bilişim piyasasının üçte ikisi Hintli firmaların elindendir. Fortune dergisinde yer alan dünyanın 500 en büyük firmasından 250’si, Hintli firmaların müşterisi konumundadır.

Genel olarak, BİT (Bilgi ve İletişim Teknolojileri) ürünleri ithalat ve ihracat verilerine göre Çin, ABD, Japonya, Singapur, Almanya ve G. Kore BİT dış ticaretinde önemli ülkelerdir. BİT sektörünün ekonomiye kattığı dinamizm ile yükselen Uzak Doğu ülkeleri BİT üretiminde söz sahibi ülkeler haline gelmektedir. 460 milyar dolar ile en çok ihracatı gerçekleştiren Çin’i, ABD, Hong Kong ve Japonya takip etmektedir. İthalatta ise ABD birinci sırada yer alırken, Çin ikinci, Singapur üçüncü sırada yer almaktadır. Dünyada 2012 de, BT ürün ve servis harcamaları toplamı 3,7 trilyon dolardır.

 Türkiye’de durum;  Türkiye’de 2012 yılında, BT pazarının 30 milyar dolar büyüklüğüne ulaşmıştır. Bunun yüzde 23’ünün yazılım, yüzde 43’ünün donanım ve yüzde 34’ünün BT servisleri şeklindedir. BT sektörü nün dünya ticaretindeki payı, yüzde 14 iken, Türkiye’de bu oranın yüzde 3 civarında olduğu görünüyor. Türkiye hem ithalat hem de ihracatta dünya ortalamasının altında kalmıştır. Sektör büyüklüğünün ithalata dayalı Pazar büyüklüğü olarak ifade edilmesi yerine, üretim ve ihracat rakamları ile ifade edilmesi, ulaşmamız gereken noktanın anlaşılması açısından etkili olacaktır.

Facebook kullanımında dünya dördüncüsüyüz. Dünyada Facebook kullanıcı sayısı, Ekim 2012 itibarıyla bir milyarı aştı. En çok Facebook kullanıcısı 156milyon ile ABD, onun ardından 43 milyon ile Endonezya ve Hindistan geliyor. Türkiye 31 milyonu aşan üyesiyle dördüncü sırada yer alıyor. Sosyal ağlardan olumlu yönde yararlanmak önemlidir. Ancak ülkemizdeki kullanımın genel olarak çok olumlu olduğu söylenemez.  Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre de, 138 ülke içinde Ağ alt yapısı hazırlığı yönünden 52., Bilgi Teknolojilerini inovasyon amaçlı kullanımı yönünden de 73. Sıradayız. 2010 yılında Talim Terbiye Kurulu kararı ile, okullarda zorunlu ders olan bilişim dersleri de, seçmeli derse dönüştürülmüştür. Genç nüfusumuz okullarda bilişim araçlarından nasıl yararlanacağını, nasıl üretime yönelik kullanacağını öğrenmekten mahrum durumdadır. Çocuklarımız ve gençlerimiz bilişim araçlarını, genellikle oyun eğlence ve zaman geçirme aracı olarak görmektedir. Yabancı yatırımlar üretim ve istihdamı artırmaktan ziyade, pazar amaçlı olarak ülkemize girdiğinden yerel işletmeleri sıkıntıya düşürmekte ve yerel işletmelerin yok olmasına neden olmaktadır.  Bilişim Eğitimi alanında faaliyet gösteren Özel sektör kuruluşları da, kamu kurumları ile rekabet yapmak zorunda kaldığından, varlıklarını sürdürmekte güçlük çekmekte ve gelişen teknolojiyi, takip ederek-aktarma, misyonunu yerine getirememektedir.

Dolayısıyla Türkiye’nin önünde gitmesi gereken çok mesafe var. Ülke olarak 2023 hedeflerine ulaşmak adına mutlaka bilişime odaklanmamız gerekiyor. Geleceğe dair yapılan her türlü öngörü ve çalışma, mevcut durumdaki bilişim kullanım kapsamını önemli şekilde değiştirmediği sürece, Türkiye bilişim alanında sadece tüketici ülke olarak yer almaya devam edecektir. Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması için yılda ortalama yüzde 7-8 büyümesi gerekiyor. Bu büyüme, klasik ekonomik aktörlerinin hiçbiri ile sağlanamazken, sadece bilişim teknolojilerinin etkin ve verimli kullanımıyla olanaklıdır. 2023 hedeflerine erişebilmenin yöntemi, öncelikle yazılım, robotik, nano teknoloji, tele tıp gibi çözümlerin, üretim ve hizmet sunumunda kullanılmasını zorunlu kılmaktır.

Dünya ülkelerinden verdiğimiz örnekler birlikte değerlendirildiğinde, yazılım ticaretine ilk giren piyasa yaratan ülkeler önemli mesafeler almış olsalar da, sektörde hala diğer ülkeler acısından da önemli imkânlar bulunmakta ve yeni fırsatlar ortaya çıkmaktadır. Çünkü sektördeki gelişme ve yaratıcılığın sınırları yoktur. Özellikle doğru ve uygulanabilir strateji seçimi ve bu stratejinin gereklerinin doğru uygulanarak, yerine getirilmesiyle, ülke ekonomilerinde daha fazla istihdam, daha fazla gelir sağlamak içten bile değildir. Bunun sonucunda da, tüm ülke ekonomisinin genelinde artan bir verimlilik sureci yaşanacak ve genel refah seviyesi arttırılacaktır. Dünya yazılım sektöründe önemli bir yere sahip ve söz sahibi olan ülkeler olarak, İrlanda, Hindistan ve İsrail ülkemize model olabilecek niteliktedir. Ayrıca yazılım sektöründe yıldızı parlayan ülkeler olarak da Rusya Federasyonu, Filipinler ve Çin’i değerlendirebiliriz. Bilişim sektörünün, Güney Kore ve Hindistan gibi coğrafyalarda ekonomiye kattığı değer, sürdürülebilir gelişmeye kazandırdığı ivme ortadadır. Bahsi geçen ülkeler, 1980li yıllarda bilişimi stratejik sektör olarak benimsemişler ve neticelerini günümüzde kaldıraç etkisi biçiminde görmektedirler.

Küresel rekabette, katma değeri yüksek ürün ve hizmetlerin ülkelerce benimsenmesi, teşvik edilmesi neticesinde sürdürülebilir ekonomik büyüme yakalanabiliyor. AR-GE’yi teşvik eden devletler, emek/performans değeri yüksek yenilikçi projelerle kalkınmayı hızlandırmaktadır.

Son yirmi yılda bilgi ve iletişim teknolojilerinde sağlanan gelişmelerle beraber küreselleşen dünya ekonomisi içinde rekabetçi ve dinamik bilgi tabanlı ekonomiye sahip ülkeler arasında yer alma yarışı giderek hızlanmaktadır. Bu kapsamda; ülkemizdeki işletmelerin de bilgi ve iletişim teknolojilerini yaygın ve etkin kullanarak verimliliklerinin artırılması, yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi ve yeni iş alanlarına girebilme yeteneğine sahip olması uluslararası rekabet edebilirliğin olmazsa olmaz koşullarından biri haline gelmiştir.

Bilişim sektörü yüksek istihdam potansiyeli ve yarattığı katma değerle ekonominin yeni kalkınma gücü olarak değerlendirilmektedir. Özellikle yazılım sektörü, düşük yatırımla yüksek istihdam ve katma değeri yaratan bir sektör olması itibariyle büyük bir öneme sahiptir. Ekonominin tüm kollarını etkileyen bu sektör sayısal uçurumu kapatarak bilgi toplumu olmayı kolaylaştırırken, ulusal güvenliğinde en önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır. Yazılımı üretmek için en önemli girdi, akıl ve yaratıcı güç iken, bu üretimde hiçbir ithal girdi ya da yüksek enerji tüketimi söz konusu değildir. Bu özellikleriyle tüm gelişmekte olan ülkelere bir fırsat oluşturan yazılım alanına; ekonominin gelişmesi, toplumsal refahın sağlanması, işsizliğin azaltılması, güvenilir ve sürdürülebilir ekonomik dinamiklerin yakalanması, dijital uçurumdan kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesi ve bilgi devrimine yetişilmesi açısından yatırım yapılması büyük öneme sahiptir.

  • BT sektöründeki % 10’luk büyüme; GSMH’ye % 1-2 arasında katkı sağlamaktadır. Ekonomik büyümede çarpan ve çoğaltan etkisi yaratmaktadır.

  • BT sektöründeki yatırımlar ekonomik iyileşme, istihdam ve büyüme faktörü olarak görülmektedir.

  • BT sektörü ile pozitif makro büyüme arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır.

  • BT sektörünün önümüzdeki 5 sene içerisinde dünya genelinde doğrudan 1.2 milyon yeni istihdam ve dolaylı olarak da 25.3 milyon yeni istihdam yaratma potansiyeli bulunmaktadır. 

  • BT sektörü “Sanayi, Teknoloji ve İstihdam” bakımından Avrupa’nın en çok gelişen sektörlerinden birisidir.

 Yapılan değerlendirmelere göre Avrupa ancak, dijitalleşme sayesinde istihdam, sağlık ve sosyal güvenlik hedeflerine ulaşabilir. Gelişmekte olan ülkelerde yazılım büyük fırsatlar sunmaktadır ve ülkelerin kaderini değiştirmektedir. Bunun en çarpıcı örnekleri, dünyada yazılım devi olarak bilinen İsrail, İrlanda ve Hindistan’dır. Sektörün yarattığı katma değerleri bu ülkelerde rahatlıkla görebiliriz.

• İrlanda’da işsizlik 1986’da %17 iken 15 yıl sonra %4,3’e düşmüştür.

• İsrail’de, sektörün istihdam ettiği insan sayısı 1990-2000 yılları arasında 36.000’den 56.000’e çıkmıştır. On yılda %65 istihdam artışı olmuştur.

• Hindistan’da 2007 yılında yazılım üretiminden elde edilen gelir, gayri safi Yurtiçi hasılanın  % 5,2’sini oluşturmuştur. 1998 yılında bu oran % 1,2 düzeyinde idi.

• Türkiye'de bilişim istihdamı yüzde 0,5,  Avrupa ortalaması ise yüzde 3,9’dur.

 

Bu rakamlar, bilgi ve iletişim sektörünün istihdama olan etkisini ortaya koymakta ve sektöre yapılacak yatırımların, işsizlikle mücadelede ve istihdam açığını ortadan kaldırmada önemli bir rol oynayacağını ortaya koymaktadır. Yukarıda yer verilen ülkeler bilişim sektörünü stratejik sektör olarak belirlemişler ve bunun sonucunda kamusal teşvikler ile yazılım üreterek başarıyı yakalamışlardır. Ekonominin tüm kollarını etkileyen yazılımı üretmek için en önemli girdi, akıl ve yaratıcı güçtür. Türkiye genç bir nüfusa sahip olup, yaş ortalaması 28,3’tür. Nüfusumuzun %51’i 25 yaşın altındadır. Türkiye’nin jeopolitik konumu ve Gümrük Birliği üyeliği ile Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve Ortadoğu pazarlarındaki dini, etnik ve ticari ilişkilere sahip olması da, dış pazarlar için sahip olduğu avantajlardandır. Türkiye, bu nüfus yapısı ile jeopolitik konumunun sağladığı avantajla, bilişim ve özellikle de yazılım sektöründe sıçrama yapmak için iyi bir iç potansiyele sahiptir. Bilişim sektörünün gelişebilmesi için özel sektör, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve kamu kurumları arasındaki işbirliği son derece önemli olup, bu paydaşlara ve özellikle devlete önemli görevler düşmektedir. Dünya örnekleri incelendiğinde, yazılım sektörüne devlet tarafından sağlanan katkıların doğrudan destek, teşvik ve dolaylı destekler olarak üç ana başlıkta gruplandığı görülmektedir. Bu tür destek ve teşvikleri İrlanda, İsrail, Hindistan, Çin, Malezya, Tayvan ve Brezilya gibi ülkeler uygulamaktadırlar. Ülkemizde de bilişim sektörünün, bahsedilen ülke örneklerinde olduğu gibi stratejik sektör olarak değerlendirilmesi ve bu bağlamda bu sektörün ihtiyaçlarına ve yapısına özel destekle, teşvik enstrümanlarının geliştirilmesi gerekmektedir.

Bilişim sektöründe, ihtiyaçların ulusal kaynakları destekleyecek şekilde karşılanması halinde, gerek üretim süreçlerinde gerekse üretim sonrası destek hizmetlerinde istihdam önemli ölçüde artacaktır. Spesifik sektör yazılımlarının geliştirilmesinin Türkiye açısından özel bir önemi vardır. Sektörün iş ve istihdam yaratma potansiyeli vardır. Bunun için ithalata dayalı yapı yerine, ülke içinde üretimi cazip hale getirmek gerekmektedir. Bu amaçla etkin kamu politikaları ile kamu alımlarının verimliliğinin ve etkinliğinin gözetilerek, yurt içinde üretimi teşvik edecek şekilde kullanılması önem arz etmektedir. Nitelikli insan gücü yetiştirilmesinde meslek standartları oluşturulmalıdır. Nitelikli iş gücü oluşturulmasını teminden, eğitim politikalarına özel bir önem verilmeli, eğitim programlarında bilişimin yeri artırılmalıdır. Bu konuda özel sektör teşvik edilmelidir. Ülkemizin bilgi ve iletişim sektöründeki 2023 yılı vizyonu ve hedefleri arasında yer alan bilişim sektörünün 160 milyar dolara ulaşması ve bunun GSYH’deki payının %8’e çıkarılması, yazılım sektörünün öncelikli alan olarak belirlenmesi ve toplam ihracatta yazılım sektörü payının %2’ye çıkarılması hedeflerinin gerçekleştirilebilmesi için önerilerimizi söyle sıralayabiliriz.

  • Bilişimi üreten, doğru ve verimli kullanan bilgi toplumu olmanın önemi konusunda, toplumsal bilinç geliştirilmelidir.

  • Okullarda bilgi teknolojileri dersleri zorunlu ders olmalı, müfredatlar bilişim araçlarının etkin şekilde ve üretime yönelik kullanılması yönünde düzenlenmelidir.

  • Bilişim sektörü stratejik sektör olmalıdır.

  • Devlet destekleri ve teşvikleri arttırılmalı,

  • Yerli üretim ve girişimcilik desteklenmeli ve talepler arttırılmalı,

  • ARGE Desteklerinde, kriterler mikro ölçekli işletmeleri de kapsayacak şekilde genişletilmeli ve geliştirilmelidir.Bilişim sektörü %99 mikro ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Uygulamada ARGE destekleri için 50 kişilik ARGE personeli şartından dolayı bu desteklerden sektörümüzün yararlanma sansı yoktur. Oysa tarihin akışını değiştiren icat ve inovasyonlar 1-2 kişilik gruplar tarafından yapıldığı bilinmektedir. (Örn: Edison, Wright Kardeşler 50 kişilik arge ekipleriyle çalışmamışlardır.)

  • Mikro ölçekli bilişim firmaları inovasyona yönlendirilmeli, teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

  • Kamu kurumlarının özel sektörü zora sokan, haksız rekabet yapmaları engellenerek, özel sektörün önü açılmalıdır.

  • Rekabetçi piyasa oluşturulmalıdır.

    

Bölgeler ve iller rekabeti ve Konya;  Konya’mız tarım ağırlıklı ve yan sanayi açısından gelişmekte olan bir ilimizdir. 2010 (URAK), iller arası rekabet sıralamasında 17. sırda yer almaktadır. Tarım sektöründe istihdam oranlarının tüm dünyada ve ülkemizde her geçen yıl aşağılara düştüğü göz önüne alınırsa, ilerleyen yıllarda Konya’mızın önemli istihdam sorunlarıyla karşılaşacağı görülmektedir. Dolayısı ile Bilişim ve İleri teknolojiye yönelik üretime yönelme görüşünün, önemsenmesinde fayda vardır.  Konya’mız deprem riskinin düşüklüğü, ulaşım, güvenlik ve girişimci genç nüfus açısından, bilişim kenti olmaya aday bir ildir.

Eğer ülke olarak bilişim alanında bir sıçrama yapılacaksa, bir şekilde uzmanlaşmış bölgeler oluşacaktır.  Sanayinin ağırlıklı olarak yer aldığı Marmara Bölgesi, bu yükü taşıyamaz duruma gelmiş ve ekonomik olma özelliğini kaybetmektedir. Aynı zamanda bütün gelişmelerin tek bir bölgeye yüklenmesi, stratejik açıdan uygun değildir. Kira, ulaşım, insan kaynakları maliyetleri göz önüne alındığında, Konya bölgesinde daha düşük maliyetlerle Bilişim alanında yatırım yapılabilir.

Bu konuda siyasi idarede de bir isteklilik görülmektedir. “Biz Konya’mızı artık yüksek teknoloji ile de buluşmaya hazırlıyoruz. Bunun içinde Bilişimden tutunuz,  motor sanayine varıncaya kadar…” ifadesiyle, Başbakan tarafından bu irade ortaya konmuştur. Ancak toplantımızın başında da ifade ettiğimiz gibi, sanayileşen ülkelerde, yönetimin ve toplumsal istekliliğin öneminden bahsetmiştik. Burada yönetimin istekliliği ortadadır, geriye tek şey kalıyor; Konya olarak Bilişim ve Yüksek Teknoloji Kenti olma konusunda istekli ve hevesli olmak, zaman kaybetmeden gereken çabayı göstermektir.

Bilişim Haftası nedeni ile, okullarımız başta olmak üzere tüm kamuoyunda bilişimin önem ve anlamının işlenmesi, çocuklarımıza ve gençlerimize bilişimin üretimi konusunda bilinç geliştirici yönde, bilgilendirmeler yapılmasını arzu ediyor ve bilişim haftasının kutlu olmasını diliyoruz.

Değerli Basın Mensuplarımız, Ülkemiz ve Konya’mız için önemli olduğunu düşündüğümüz mesajımızı, en etkili şekilde kamuoyuna ulaştıracağınıza, konunun işlenmesine önemli katkı sağlayacağınıza inanıyor, katılımınız için teşekkür ediyoruz.

                                                                                                              

                                                                                                   Konya Bilişim Derneği

                                                                                                   Yönetim Kurulu Adına

                                                                                                   Yönetim Kurulu Başkanı

                                                                                                        Ahmet ÖZTÜRK

                                                                                                                        

Ekleme Tarihi : 01.05.2013 14:56:40 Gönderen : Ahmet Öztürk   Görüntülenme sayısı: 3845
Kimler Görüş Bildirebilir
 
 
Görüşler-Değerlendirmeler
 
         
Anasayfa
 
   
ÖZBİM Eğitim Kurumları'nın Konya Bilişim Derneğine hediyesidir