Konya Bilişim Derneği- Bilişimcilerin Buluşma Noktası
 
   
 
Duyurular/Etkinlikler
DUYARLI ÜYELERİMİZ
BTVizyon Konya Etkinliği- 8 Mart 2018
Derneğimizin Basın Açıklamaları
Kaydettiğiniz bilgilerin yok olmadığını unutmayın
Derneğimizin basın açıklamaları ulusal basında yankı buldu.
Derneğimizin sosyal ağlarla ilgili basın açıklaması.
BİLİŞİM KENTİ KONYA - Konya Bilişim Etkinlikleri Basın Açıklması
Makaleler
Sosyal Medya ve Güvenlik
İnternet ten Güvenli Alışveriş
Elektronik Postanıza Dikkat
Sanal Alemin Çakma Siteleri
Odamı olalım, dernek mi kalalım?
VİZYON, İNOVASYON VE NURİ DEMİRAĞ
Konya'da Hava Durumu
KONYA
Ziyaretçi Sayacı
Bugün 16
Dün 76
 Toplam
18/09/2012 den beri)
70083
KONYA'NIN EN SEÇKİN BİLİŞİM FİRMALARI BURADA
       
 
 
Bİlişim Haftası Nedeni İle Basın Toplantımızı Yaptık
Bİlişim Haftası Nedeni İle Basın Toplantımıza basınımızdan yoğun ilgi vardı.

      

Değerli Basın Mensuplarımız;

Bilişim Haftası nedeni ile 2. sini düzenlediğimiz basın toplantımıza hoş geldiniz. Geçen yıl Nisan ayı sonunda yapmış olduğumuz basın toplantımıza, basınımızca yoğun ilgi gösterilmiştir. Bu yıl daha büyük bir ilgiyi görmekten mutluluk duyuyoruz. Kamuoyuna sunmaya çalıştığımız mesajımızın yayılmasına destek sağlayan siz değerli basın mensuplarımıza destekleriniz ve katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz.

Bilişim Haftası: Mayıs ayının ilk haftasıdır

Millî Eğitim Bakanlığı, Eylül 2005 Tarih ve 2569 Sayılı Tebliğler Dergisinde Yayınlanan, M.E.B. Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği Çerçevesinde, İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Kutlanacak Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesinde yer alan bir haftadır. Geçen yıl basın toplantımızdan sonra, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe ile başvurarak, Bilişimin ve Bilişim Haftasının önemini ve okullarımızda yapılacak etkinliklerin, çocuklarımızda farkındalık oluşturacağı yönünde başvurumuz önemsenerek bütün okullara dağıtılmıştır.

Okullarımızda yapılan etkinlikleri web sitemizde, sosyal ağlarda ve basın aracılığı ile duyuracağımıza söz vermiştik. Seydişehir Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Konya Ereğli Endüstri Meslek Lisesi yaptıkları etkinliklerle ilgili fotoğrafları göndermiş, Web Sitemizde ve Derneğimize ait Sosyal Paylaşım ortamlarında yayınlanmaktadır. Bu yıl daha erken davranarak tekrar İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Daire Başkanlığı'na başvuruda bulunduk. Bu yıl daha çok okulumuz tarafından ilgi göreceğini ümit ediyoruz. Ülkemizde Bilişim kültürünün gelişmesi, Ülkemizin bilişimi üreten doğru ve verimli kullanan bilgi toplumu olabilmesi, ülke kalkınması için bilişim ve ileri teknoloji üretim ve ihracatının önemsenmesi açısından, bu haftanın ön plana çıkarılmasını, farkındalık oluşturulmasını, bir sivil toplum kuruluşu olarak önemli görüyoruz.

Bilişim teknolojilerinin, hayatımızın her alanını, kapsamı içine aldığı ve vazgeçilmez bir unsur haline geldiğini, sanırım kabul etmeyen kimse yoktur. Çok değil 10-15 yıl kadar öncesinde basit bir banka işlemi için, bankalara gidip uzun süre kuyruk bekleyerek yapabildiğimiz işlemleri bugün bilişim teknolojileri sayesinde kısa sürede bulunduğumuz yerden yapabilmekteyiz.  Sağlık hizmetlerinde, kamusal hizmetlerde, eğitimde bilişimin yeri artık olmazsa olmaz durumundadır. Çamaşır,  bulaşık makinesinden tutun da, cep telefonları, asansörler vb. aklınıza gelecek her türlü elektronik eşyanın Bilişim Sektörü ile bir akrabalığı bulunmaktadır. Okul öncesi çocuklardan tutun, yaşlılara kadar,  günlük hayatımızda ve çalışma hayatında, herkesin her gün bir şekilde karşılaştığı bilişim ve internetin insan hayatını ne kadar kolaylaştırdığı tartışılmaz bir gerçektir. Ulaşım araçları bilişim sayesinde daha konforlu hale gelmektedir. Cep telefonları ise ajanda, not defteri, hesap çizelgeleri, saat, hesap makinesi, el feneri, radyo, teyp, televizyon gibi birçok fonksiyonel özelliği bir arada bulundurarak hayatı kolaylaştırmadaki rolü önemli hale gelmiştir. Bilişim özellikle kâğıt kullanım ihtiyacını, azaltarak doğanın ve yeşilin korunması, için de önemli bir faktördür. Önümüzdeki yıllarda da, bilişim ve teknoloji, insan hayatını kolaylaştırmaya devam edecektir.
 

Dünyada ve Ülkemizde Bilgi ve İletişim Teknolojileri

Genel olarak, Bilgi ve İletişim Teknolojileri ürünleri ithalat ve ihracat verilerine göre Çin, ABD, Japonya, Singapur, Almanya ve Güney Kore önemli ülkelerdir. Sektörün ekonomiye kattığı dinamizm ile yükselen Uzak Doğu ülkeleri üretimde söz sahibi ülkeler haline gelmektedir. En çok ihracatı gerçekleştiren Çin’i, ABD, Hong Kong ve Japonya takip etmektedir. İthalatta ise ABD birinci sırada yer alırken, Çin ikinci, Singapur üçüncü sırada yer almaktadır. Dünyada 2013 de, Bilişim ürün ve servis harcamaları toplamı 3,8 trilyon dolardır. Teknoloji alanında öne çıkan, ABD, Almanya, Japonya’nın yanında, son yirmi otuz yıl içerisinde ciddi sıçramalarla bu kervana katılan, İrlanda, Güney Kore, Singapur, Çin ve yazılım alanında atılımları ile göze çarpan, Hindistan, İsrail gibi ülkelerin bu gelişimleri, toplumun refah düzeyine olumlu yansımalar göstermektedir.

Ülkemizle, Çok büyük benzer özelliklere sahip olan Güney Kore üzerinde çalışılmaya değer bir yapıya sahiptir. 1960 lı yıllarda Türkiye’nin 2,5 kat altında milli gelir düzeyine sahip olan Güney Kore, Bilişim ve İnovasyon konusunda ciddi strateji ve destekler geliştirmiş, özel sektörü teşvik etmiştir. Bu stratejik çabalar sonunda 1980 li yıllarda Türkiye ile aynı milli gelir düzeyine ulaşmış, günümüzde ise, 1960’ lardaki oranı tersine çevirmiştir.

Ülkemiz 2013 yılında, Facebook kullanımında Hindistan, İngiltere ve Endenozya’yı geride bırakarak, ABD nin ardından dünya ikincisi durumundadır. Sosyal ağların İletişim, eğitim, bilgi paylaşımı gibi olumlu amaçla kullanılması yararlıdır, ancak genel kullanımın ülkemizde çokta olumlu amaçlar taşıdığı söylenemez. Toplum olarak bilişim araçlarının tüketim kadar, üretim amacıyla kullanılacağını görebilmemiz gerekiyor. Sosyal paylaşım ağlarında kişisel hak ve hürriyetleri ihlal edecek paylaşımları engelleyici yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ancak ağın tamamen kapatılarak, eğitim, iletişim, eğlence, ticaret vb. gibi faydalanan kullanıcıların mağdur edilmeyeceği daha sağlıklı çözümler ve uluslararası anlaşma yolları aranmalıdır.

Türkiye’de 2013 yılında, Bilişim pazarı 30 milyar dolar büyüklüğüne ulaşmıştır. Diğer yandan 2012 yılında, 1,08 milyar dolarlık bilişim ürünü ihracatının bir önceki yıla göre 23 kat artarak gerçekleşmiş olması önemli bir gelişmedir. Sektörün üretim ve ihracatı yüzlerce kat artmaya, uygundur. Sektör büyüklüğünün ithalata dayalı Pazar büyüklüğü olarak ifade edilmesi yerine, üretim ve ihracat rakamları ile ifade edilmesi, ulaşmamız gereken noktanın anlaşılması açısından etkili olacaktır.

Bilişim sektöründe, ihtiyaçların ulusal kaynakları destekleyecek şekilde karşılanması halinde, gerek üretim süreçlerinde gerekse üretim sonrası destek hizmetlerinde istihdam önemli ölçüde artacaktır. Spesifik sektör yazılımlarının geliştirilmesinin Türkiye açısından özel bir önemi vardır. Sektörün iş ve istihdam yaratma potansiyeli vardır. Bunun için ithalata dayalı yapı yerine, ülke içinde üretimi cazip hale getirmek gerekmektedir. Bu amaçla etkin kamu politikaları ile kamu alımlarının verimliliğinin ve etkinliğinin gözetilerek, yurt içinde üretimi teşvik edecek şekilde kullanılması önem arz etmektedir. Gelişmiş ülkelerde yeni doğan gelecek vadeden sektörler bebek sektör olarak değerlendirilmekte ve özel destekler sağlanmaktadır. Ülkemizde de bilişim sektörü bebek sektör konumundadır.  Dolayısıyla bilişim ve alt sektörleri pozitif ayırımcılık uygulanarak desteklenmelidir. Sadece bakış açısının değiştirilmesi, bürokrasinin azaltılması, kamusal rekabetin ortadan kaldırılması bile çok şeyi değiştirebilir. Yıllardır tarıma, sanayiye ve turizme sağlanan teşvik ve destekler gibi, bilişim sektörüne uygulanacak destekler, sektöre büyük ivme kazandırarak sıçrama yapmasına neden olabilir.

Bilişim Eğitimleri ve Kamusallaşma

Dernek olarak ısrarla dikkat çekmeye çalıştığımız bir husus, okullarımızda bilişim derslerinin zorunlu ders olarak okutulması yönündeki taleplerimizdi, M.E.B. tarafından Ortaokul 5. Ve 6. sınıflara Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi zorunlu ders haline getirilmiştir. Bu gelişme önemli, ancak yeterli olmayan bir gelişmedir. Sadece 5. ve 6. Sınıfta haftalık 2 saatlik dersle, bilgi toplumu hedefine ulaşılması söz konusu değildir. Ortaokul ve liselerin her sınıfında zorunlu ders olmalı ve lise giriş sınavları, üniversite giriş sınavlarında bilişim soruları da yer almalı, Matematik, Fen, Sosyal dersleri gibi temel ders olarak değerlendirilmelidir. Eğitimde, Fatih Projesinin kademeli uygulamaya başlanması önemli bir gelişmedir. Fatih projesi, Bilgi ve İletişim teknolojilerinin, eğitime destek araç olarak kullanılmasıdır. Bilişim ve Yazılım derslerinin karşılığı olarak değerlendirilmemelidir. Ayrıca proje kapsamında sınıflarda kablosuz ağ bağlantılarının çocukların sağlığında olumsuz etkilere neden olup olmayacağı ciddi bir araştırma gerektirmektedir.

Bilişim ve Yazılım eğitimleri ülkemizde tamamen yapı değiştirmiş haldedir. Kurum ve kuruluşlar ile protokoller yapılarak bilişim eğitimleri gerçekleştirilmeye çalışılmakta, çok sayıda projeye fon ve kaynak aktarılmaktadır. Belediyeler, İşkur, Halk Eğitim Merkezleri, Üniversitelerin Sürekli Eğitim Merkezleri tarafından yürütülmeye çalışılmaktadır. Ancak yıllardır sürdürülen bu çalışmalar Ülkemizin Bilgi Toplumu olması yolunda, çok ciddi bir katkı sağlamadığı görülmektedir. Örneğin, İlimizde2010-2011 yıllarında İşkur tarafından çok ciddi tutarlarda kamu kaynağı kullanılarak, 2000 civarında kişiye yazılım uzmanlığı, ağ uzmanlığı gibi bilişim eğitimleri verildiği ve bu çalışmaların istihdama hiçbir katkı sağlamadığı gibi, kaynakların da boşa gitmesine neden olduğu bilinmektedir. Eğer bu eğitimler planlandığı ve sunulduğu gibi, uygulama gerçekleşmiş olsaydı, Konya’nın Bilişim Kenti olması yolunda önemli bir yol kat edilmiş olurdu. Ortaya çıkan kamusallaşma ve ikame eğitim yaklaşımı sonucu, Dünya Ekonomik Forumu ve çeşitli uluslararası kuruluşların verilerine göre Bilgi Toplumu sıralamalarında, ülkemiz hak etmediği sıralara düşmekten kurtulamamıştır.  (Eğitim kalitesi ve yönetimi:101 sıra /148 ülke WEF-2014.) Doğuracağı sonuçlar göz önüne alınmadan,  paydaşlar ile istişare yapılmadan, sadece popüleritesinden dolayı bilişim eğitiminde ortaya çıkan kamusallaşma; bu alanda faaliyet gösteren özel girişimcileri, ciddi zararlara uğratmış, sektörden uzaklaşmasına, işletmelerin kapanmasına neden olmuş, aynı zamanda bilişim eğitim faaliyetlerinin yozlaşmasına neden olmuştur.

Bizim düşüncemiz, bilişim temel eğitimleri okullarda verilmeli, bilişim öğretmenlerinin, okulun teknisyeni olarak görülmesinden vazgeçilerek, aldığı eğitimin karşılığını vererek öğretmen vasıflarını kullanarak, öğrencilerine faydalı olması sağlanmalıdır. Özel Öğretim Kurumları tarafından da, Okullarda alınan temel bilişim eğitimlerinin, gelişen teknolojiye göre güncellenmesi ve güncel tutulması sağlanmalıdır. Bu alanda faaliyet gösteren Özel öğretim kurumlarına Teknoloji transfer ve bilgi taşıyıcı kurumlar olma niteliği kazandırılmalıdır. Belediyeler, İşkur ve Halk Eğitim Merkezleri’ de daha temel konularda, okuma-yazma, güzel sanatlar, ölmeye yüz tutan meslekler, tarımdaki istihdam azalmasından kaynaklanan işsizliklere, çözüm üretecek çalışmalar yapmalı, bu çalışmalar kamu ve özel sektör işbirliği içerisinde geliştirilmelidir.  Dünyanın gelişmiş ülkelerinde, teknolojik alanlarda, araştırma-geliştirme ve bilgi taşıma çalışmalarında, tamamen özel sektör ön plana çıkarılıp desteklenirken, rekabetçi piyasanın oluşmasının önündeki tüm engeller kaldırılırken, ülkemizde ortaya çıkan bu kamusallaşma doğru değildir. Üniversitelerimiz ise Sürekli Eğitim Merkezleri adı altında kurs işletmeciliği yapmak yerine, Ön Lisans ve Lisans eğitimlerinin kalitesini artırmalı, Yüksek Lisans programlarına ağırlık vermeli, yaptıkları araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile bilişim sektörüne bilgi kaynağı sağlamalı, Bilgi Toplumu Stratejisinin oluşturulması konusunda motor görevi üstlenmelidir. Elde edilen bilgi birikimini, kamuoyu ve bilişim sektörü ile paylaşmalıdırlar.  Hz. Mevlana’nın ifadesi ile "Paylaşılmayan bilgi ambardaki tohuma benzer. Zamanla, böcekler onu yer bitirir.”

Konya Veri Merkezleri için Güvenli Bir Liman

Konya’mız için önemli olduğunu düşündüğümüz bir gelişme; KOP İdaresi Başkanlığı “Konya İlinin Uluslararası Organize Veri Serbest Bölgesi (OVSB) Kurulumu İçin Uygunluğunun Araştırılması Projesi”nin 2014 yılı yatırım programına alınmış olmasıdır. Edindiğimiz bilgiye göre sadece uygunluğun araştırılması bedeli 3 milyon TL’nin üzerinde olan bir projedir. Bu projenin başarılı olmasının Konya’mızın çehresini değiştireceğini düşünüyoruz. Bu projede düşünülen veri merkezlerinin Konya’da kurulabilir olması, birçok yabancı ve yerli yatırımcının Konya’ya ciddi yatırımlar yapmasını, Konya ve çevresinde, enerji ve iletişim altyapısının çok güçlü hale gelmesini sağlayacağını düşünüyoruz.

Osmanlı arşivlerinde yer alan bilgilere göre I. Dünya Savaşı sırasında, 1915 yılında, Osmanlı’nın çok önemli evraklarını, daha güvenli gördüğü Konya’ya naklettiği, söz konusu evrakın yangın, rutubetten korunarak, hiç kimse tarafından açılmaması konusunda Konya Valisine sıkı talimatlar verilerek, Anıt Meydanı’nda bulunan Amber Reis Camisinde tutulduğu, bilgileri yer almaktadır. Osmanlı Konya’yı en güvenli Veri Merkezi olarak görmüştür.

Asayiş, deprem ve sel baskınları riskinin düşüklüğü, Anadolu’nun orta noktasında olması, devlet yönetim hafızasına sahip bir başkent olması nedeniyle, Konya güvenli bir liman olma özelliğine sahiptir. Karapınar ve Ayrancı’ da kurulması planlanan Termik santraller, ayrıca Karapınar’ da kurulmakta olan güneş santralleri ihtiyaç duyulacak enerji ihtiyacını karşılamak için önemli bir avantajdır. Hızlı tren ulaşımı da Konya’mızın en önemli avantajlarından biridir.  Bu konuda diğer destekleyici hususlar, gerekli teknik eleman ve uzman ihtiyacına cevap verilebilmesi, Konya’nın Bilişimde öne çıkan il konumuna gelmesi, Bilişim sektörünün güçlü ve tanınırlığının artırılması vb. hususlar, yerel aktörlerin stratejik bakış açısı ve koordineli çalışması ile giderilebilecek hususlarladır.

Veri Merkezleri, verilerin yedeklenerek ayrı bir coğrafyada tutulması, kayıtların güvenliği açısından gerekli, hatta elzem görülmektedir. Özel şirketler ve kamu kurumları ana verilerin bulunduğu yerden uzak ve güvenli bir coğrafyada yedek verilerin veya ana verilerin kendisinin, tutulması yolunu tercih etmekte, bu amaçla güvenli mekânlar aramaktadır. Son yıllarda Konya hem yedek hem de ana verilerin tutulması için güvenli bir il olarak görüldüğü için, verilerin yedeklerinin tutulması amacıyla birçok kurumun yer aradığı tercih edilen bir şehir olmuştur.  Halen birçok bakanlık, verilerinin yedeklerini ve stratejik verilerini Konya’da saklama konusunda girişimlerde bulunmaktadırlar. Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı  (Türksat) bir veri merkezini Konya Kozağaç’ ta kurma çalışmalarına devam etmektedir. Bu çalışmaların KOP İdare Başkanlığı’nın çalışmaları ile birleştirilerek Uluslararası bir Veri Serbest Bölgesinin Konya’mıza kurulmasını arzu ediyoruz. Tüm Konya halkının ve Yöneticilerimizin, Yerel Yönetimlerimizin, Meslek Odalarımızın, STK’ larımızın ve en önemlisi Siyasilerimizin bu konuda çaba ve istek göstereceğini ümit ediyoruz.

Tarım Şehri mi kalalım, Bilişim Kenti mi olalım?

Konya’mız tarım ağırlıklı ve yan sanayi açısından gelişmekte olan bir ilimizdir. Konya’da istihdamın büyük bir kısmını tarım oluşturmaktadır. Ancak Tarım sektörünün hızla istihdam unsuru olmaktan çıktığını, göz önüne almak gerekmektedir., ABD nin aylık olarak açıklanan Tarım Dışı İstihdam verilerinin bütün dünya borsalarını, döviz, altın fiyatlarını, faiz oranlarını etkilediği göz önüne alınırsa, tarım sektörünün istihdam sağlamaktan her gün hızla uzaklaştığını görmemek mümkün değildir. Konya-Karaman bölgesinde tarımın istihdamdaki payı %35,2 iken, Türkiye ortalaması %25,4, AB ortalaması %5,  Dünyada en büyük tarımsal üretimi gerçekleştiren, ABD de tarımın istihdamdaki payı %2‘ nin altındadır.

Bu durumda Konya’mızın yakın gelecekte ciddi bir işsizlik sorunu ile karşı karşıya kalması muhtemeldir. Ayrıca iklim değişimleri veya ortaya çıkabilecek kuraklık sorunu, çok ciddi bir risk olarak önümüzde durmaktadır. Eğer bugünden önlem alınmazsa yakın gelecekte Konya’mız ciddi işsizlik problemleri ile karşı karşıya kalan, göç veren ve yoksullaşan bir il konumuna gelebilir.

Bu olası risklerin yaşanmaması için, ikame olarak bilişim ve ileri teknoloji üretimine odaklanan bir il olmamız gerektiğini düşünüyoruz.  Bugünden, Konya İçin Bilgi Kenti Stratejisi ve Eylem Planı oluşturulması ve bu konuda vizyon arayışlarına başlanmasını öneriyoruz. Başta Valiliğimiz, Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri, Kamu Kurumları, Üniversitelerimiz, Ticaret ve Sanayi Odalarımız,  Sivil Toplum Kuruluşları ve Bilişim Sektörü Mensupları’nın içinde yer alacağı ortak akıl grubu çalışmalarına başlanmalıdır. Mevcut durum analizi yapılarak, ulaşılacak hedefler ortaya konmalı, strateji ve eylem planları oluşturulmalıdır. Teknolojik yatırım yapacak girişimcilerin ve nitelikli işgücünün Konya’ya çekilmesi için çalışmalar yapılmalı, melek yatırımcılık özendirilmelidir.

Yaklaşık dört yıldır Derneğimizce dile getirilen öneriler, bazı illerimizde uygulamaya bile geçmiştir. Bu konuda İstanbul ve Anakara ciddi avantajlar taşımakta, Kocaali’de bilişim vadisi projesi,  Bursa’da Yazılım Vadisi Projesi, İzmir’de İzmir Bilgi Toplumu Temelli Kalkınma Stratejisi, Yalova’da benzer çalışmalar yapılmaktadır. Bu projelerin hiçbiri bu illere lütuf olarak sunulmamış, yerel aktörlerin gayret ve çabaları sonucu elde edilmiş kazanımlardır. Konya’nın bu alanda geri bırakılması gibi bir lüksümüz olmamalıdır.

Dernek Vizyonumuz

Dernek Olarak 3 yıl önce, Vizyonumuzu: Ülkemizin bilişimi üreten, doğru ve verimli kullanan bilgi toplumu, Konya'mızın bilişim kenti olması  yolunda etkin rol alan, örnek ve önder sivil toplum kuruluşu olmak.” İfadesi ile ortaya koyduk. Etkin çevrelerden ciddi destekler görmeye başladık. Fakat birçok insana hala çok uçuk gelebilmektedir. Ancak, vizyondan anladığımız, hedeflerin gerçekleşmesi ve ulaşılması çok zor olabilir, ancak bu uğurda çaba sarf etmeye değer mi ?  Sonuna kadar ... işte vizyon budur. Biz gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olarak farkındalık oluşturma, dinamikleri harekete geçirme ve tetikleme görevimizi kararlılıkla ve yılmadan sürdüreceğiz. Bu konuda siz değerli basın mensuplarımızın desteğini her zaman yanımızda görmeyi diliyoruz.

Bilişim Haftası nedeni ile, okullarımız başta olmak üzere tüm kamuoyunda bilişimle kalkınmanın önem ve anlamının işlenmesi, çocuklarımıza ve gençlerimize bilişimin üretimi konusunda bilinç geliştirici yönde, bilgilendirmeler yapılmasını arzu ediyor ve bilişim haftasının kutlu olmasını diliyoruz.

Değerli Basın Mensuplarımız, Ülkemiz ve Konya’mız için önemli olduğunu düşündüğümüz mesajımızı, en etkili şekilde kamuoyuna ulaştıracağınıza, konunun işlenmesine önemli katkı sağlayacağınıza inanıyor, katılımınız için teşekkür ediyoruz.

 

                                                         Konya Bilişim Derneği

                                                         Yönetim Kurulu Adına

                                                         Yönetim Kurulu Başkanı

                                                             Ahmet ÖZTÜRK

 

 

                                                                                                                  

Ekleme Tarihi : 28.04.2014 12:24:30 Gönderen : Ahmet Öztürk   Görüntülenme sayısı: 3308
Kimler Görüş Bildirebilir
 
 
Görüşler-Değerlendirmeler
 
         
Anasayfa
 
   
ÖZBİM Eğitim Kurumları'nın Konya Bilişim Derneğine hediyesidir